Jinekolojik Kanser Sıklığı

Kanser hem dünyada hem de ülkemizde, kardiyovasküler hastalıklardan sonra %22’lik oran ile ikinci önemli ölüm nedenidir. Son yılların verileri, kanseri önemli bir toplum sağlığı problemi olarak ele almayı gerektirmektedir.

Vurgu: Önlenebilir risklerin azaltılması (birincil korunma) ve tarama/erken tanı (ikincil korunma), mortalitenin düşürülmesinde kritik önemdedir.

Dünyada ve Türkiye’de Kanser

2000’li yılların başında dünyada yılda yaklaşık 6 milyon insan kansere yakalanırken, önümüzdeki 20 yıl içinde bu sayının 12 milyona yaklaşacağı öngörülmüştür. 2005 yılı içinde 12 milyon kişi kansere yakalanmış, 7 milyon insan kanser nedeniyle yaşamını yitirmiş ve 25 milyon kişi kanserle yaşamaktadır.

2030 yılında ise 24 milyon insanın kansere yakalanacağı, 17 milyon insanın aynı yıl kanser nedeniyle yaşamını yitireceği, 75 milyon insanın kanserle yaşıyor olacağı bildirilmektedir. Bu artışın önemli bir kısmının gelişmekte olan ülkelerde ortaya çıkması; önleme ve erken tanı programlarının önemini daha da artırmaktadır.

  • Önleme ve erken tanı, kanser kontrol programlarının temel bileşenleridir.
  • Meme ve serviks kanseri taramaları, ulusal programlarla yaygınlaştırılmaktadır.
  • Kolorektal kanser taramasının kapsamı önümüzdeki yıllarda daha da artabilir.
Özet: Kanser yükündeki artış; koruyucu tedbirler, tarama programları ve erken tedaviye erişimle azaltılabilir.

Türkiye’de Kanser Kayıtçılığı

Kanser kontrolünde en önemli konulardan biri, ülkedeki kanser kayıtlarının doğru ve düzenli tutulmasıdır. Güvenilir istatistiksel veriler olmadan; stratejik planlama, insan kaynağı ve hizmet kapasitesinin gerçekçi biçimde oluşturulması mümkün değildir.

Türkiye’de 1983 yılından itibaren hekim bildirimlerine dayalı pasif yöntemle veri toplanmış; ancak bu yöntemin veri kalitesi açısından yeterli olmadığı görülmüştür. Daha sonra, belirli illerde aktif yöntemle veri toplayan nüfus tabanlı kayıt merkezlerinin kurulması önerilmiş ve uygulamaya geçilmiştir.

Bilgi: Nüfusun belirli bir bölümünü temsil eden, aktif çalışan kayıt merkezleri; veri güvenilirliğini artırır ve kanser kontrol planlamasını güçlendirir.

Türkiye’de Kanser İnsidansları

2000–2006 yılları arasında kanser insidansında görülen artışın önemli bir kısmının, kanser kayıt sistemindeki kalite ve güvenilirlik artışıyla ilişkili olduğu belirtilmektedir. Bununla birlikte, gerçek insidans artışının da bulunduğu vurgulanmaktadır.

  • Kayıt kalitesindeki iyileşme, daha fazla vakanın saptanmasını sağlar.
  • Gerçek artış olasılığı; önleyici tedbirlerin önemini artırır.
  • Uzun vadeli projeksiyonlarda insidansın daha da artabileceği öngörülmektedir.
Uyarı: Artış eğilimi; sigara kullanımı, beslenme, yaşam tarzı ve tarama programlarına katılım gibi faktörlerle yakından ilişkilidir.

Türkiye’de Kadın Kanserleri

Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser meme kanseridir. Bunun yanında endometrium, over ve serviks kanserleri de yıllardır en sık görülen ilk on kanser arasında yer almaktadır.

Servikal kanser insidansı ülkemizde görece düşük bildirilse de, erken evrede yakalama oranlarının düşük olabildiği vurgulanmaktadır. Bu nedenle insidans düşük olsa bile tarama önerileri önemini korur.

Not: Genital kanserlerin coğrafi dağılımı genel olarak homojendir; bazı bölgelerde endometrium ve over kanserlerinin insidansı daha yüksek görülebilir.