Uterin Kanserler ve Sarkomlar
UTERİN KANSER ve Uterin Sarkomlar
Uterus ve endometrium vücuttaki benzeri olmayan organlardır. Pluripotent hücreler olması nedeniyle hemen hemen bütün doku tipleri bu organlarda gelişebilir.
Bu bölümde uterusun premalign ve malign hastalıklarından: endometrial hiperplazi ve uterusun kesinlikle malign olan iki geniş grubu: (a) epitelyal kanserler ve (b) mezenşimal tümörleri ele alınacaktır. Her iki malign oluşumu uterusun gövdesi ve/veya endometriumda görmek mümkündür. Bu kanserlerin epidemiyolojisi, evrelemesi ve tedavisinden bahsedilecektir.
Epitelyal kanserler primer olarak endometrioid, berrak hücreli ve papiller seröz tiplerden oluşur. Daha az sıklıkta görülen mezenşimal tümörlerin üç ana grubu ise: (a) mikst müllerian tümörler, (b) stromal tümörler ve (c) leiomyosarkomlardır.
ENDOMETRİYAL HİPERPLAZİLER
Sınıflandırma
Endometriyal hiperplazi, endometriyal hücrelerdeki artışla kendini gösteren anormal bir durumdur ve geniş bir tanı yelpazesini kapsar. Bu tabloların bir kısmı tamamen benign iken bazı tipleri malign potansiyele sahiptir. Yıllar içinde farklı sınıflandırmalar yapılmış olması nedeniyle terminolojide belirgin bir karışıklık mevcuttur.
Uzun süre, endometrial hiperplazinin normal proliferatif endometrium ile adenokarsinoma in situ arasında yer alan histopatolojik bir tanımlama olduğu kabul edilmiştir. Bu yaklaşım, Gusberg ve Kaplan’ın 1963 yılında yayımlanan çalışmasına dayanmaktadır. Yaklaşık 5.3 yıllık takipte, histerektomi yapılan hastaların nihai patolojilerinde %20 oranında eşlik eden adenokarsinom saptanmış; geri kalan olguların %12’sinde takipte adenokarsinom geliştiği bildirilmiştir. Bu sonuçlarla 10 yıl sonraki kümülatif kanser riski yaklaşık %30 olarak değerlendirilmiştir.
Takip eden yıllarda, hiperplazinin farklı tiplerinin tanı kriterleri ve prognozunu belirlemeye yönelik çeşitli tanı şemaları geliştirilmiştir. 1990’ların başında Uluslararası Jinekolojik Patologlar Cemiyeti (ISGP), hem glandüler yoğunluğu hem de sitolojik özellikleri (özellikle hücresel atipiyi) değerlendiren bir sınıflandırma tanımlamıştır.
- Basit hiperplazi: Endometriumda anormal kalınlık artışı, bez/stroma oranında artış; bezlerde katlanma, tomurcuklanma ile birlikte kistik genişleme ve düzensizlik.
- Kompleks hiperplazi: Bezlerde belirgin artış, stroma oranında azalma; katlanma ve tomurcuklanma daha belirgin.
- Atipik hiperplazi: Yapısal değişikliklere ek olarak bezlerde polarite kaybı, çekirdek-sitoplazma oranında artış, belirgin nükleoller ve düzensiz kromatin yoğunlaşması gibi atipik sitolojik bulgular.
- Kistik hiperplazi: İnaktif endometriumdan kaynaklanan, premalign olmayan selim bir durum.
Gusberg ve Kaplan sonrası çalışmalar, endometriyal hiperplazinin doğal seyri ve kansere ilerleme risklerini daha net ortaya koymuştur. Kurman ve arkadaşları, tedavi edilmemiş olguların %74’ünde spontan regresyon; %18’inde ise 10 yılın üzerinde stabil seyir gözlemiştir. Kansere ilerleme riski; atipisiz basit hiperplazide %1, atipisiz kompleks hiperplazide %3, basit atipili hiperplazide %8 ve kompleks atipili adenomatöz hiperplazide %29 olarak bildirilmiştir.
2005’te Jinekolojik Onkoloji Grubu (GOG) tarafından bildirilen prospektif GOG 167 protokolünde, kompleks atipili hiperplazinin doğal gidişatı değerlendirilmiş ve şu bulgular öne çıkmıştır: eş zamanlı kanser riski yaklaşık %40; toplum ve akademik patolog değerlendirmeleri arasında doğruluk açısından belirgin fark olmaması; endometriyal biyopsiye ek olarak D&C yapılmasının tanı doğruluğunu anlamlı şekilde artırmaması.
Klinik Tablo ve Tanı
Endometriyal hiperplazi çoğunlukla kanama ile kendini gösterir. Bu nedenle kanama şikayetiyle başvuran hastada endometriyal biyopsi mutlaka düşünülmelidir. Premenopozal dönemde obesite ve anovulasyon, karşılanmamış endojen östrojen maruziyetinin en sık nedenleridir. Postmenopozal tüm vajinal kanamalar araştırılmalı; premenopozal dönemde ise karşılanmamış östrojene maruziyet (ekzojen kullanım veya obesiteye ikincil) olan hastalarda endometrium değerlendirilmelidir.
Servikal sitolojik tarama yöntemleri endometriyal anomalilerin tanısında güvenilir tarama aracı değildir. Ancak Pap smear endometriyal anomali saptayabilir. Özellikle 35 yaş üstünde smear sonucu AGUS gelen hastalar endometriyal biyopsi ile değerlendirilmelidir. Endometriyal biyopsi, rutin D&C kadar hassas olup tanı güvenilirliği yaklaşık %97’dir. D&C daha çok biyopsinin alınamadığı, açıklanamayan inatçı kanamalarda veya polip gibi yapısal anomali şüphesinde düşünülmelidir.
Yönetim
Tedavi; histolojik kriterler, predispozan faktörler, yaş ve doğurganlık isteği dikkate alınarak kişiselleştirilmelidir. Atipisiz hiperplazilerde progestin tedavisine yanıt genellikle yüksektir. Atipik hiperplazilerde ise eş zamanlı kanser riski ve maligniteye ilerleme olasılığı daha belirgindir.
- Atipisiz olgular: Progestin tedavisiyle sık oranda normale dönüş; 3 ay sonrası tekrar örnekleme ile yanıt değerlendirmesi.
- Atipili olgular: Eş zamanlı adenokanser riski (~%40) ve ilerleme potansiyeli nedeniyle cerrahi seçenekler ön planda.
- Postmenopozal hastalar: Cerrahiye teşvik edilmeli; cerrahiye uygun olmayan veya fertilite korumak isteyenlerde medikal tedavi düşünülebilir.
Atipisiz endometriyal hiperplazide progestasyonel ajanlar oldukça etkilidir. MPA 10–20 mg/gün veya megestrol asetat 20–40 mg/gün siklik ya da sürekli kullanılabilir. Tedavi sonrası yanıtı değerlendirmek için 3 ay sonunda yeniden örnekleme önerilir. Persistan olgularda kesin cerrahi tedavi gündeme gelebilir.
Atipili endometriyal hiperplazi olgularında; eş zamanlı adenokanser riski ve malignite gelişme potansiyeli anlatıldığında, bilateral salfingooferektomi ile birlikte histerektomi çoğu zaman tercih edilen tedavidir.
Tamoksifen kullanımının endometriyal hiperplazi ve endometrium kanseri açısından risk oluşturduğu gösterilmiştir. Tamoksifen kullanan hastalarda yıllık muayene ve smear takibi yapılmalı; anormal uterin kanama varlığında endometriyal örnekleme mutlaka değerlendirilmelidir. Ultrasonografi, özellikle endometriyal çift duvar kalınlığı <5 mm olduğunda ciddi patolojileri ekarte etmede daha anlamlı kabul edilir.
ENDOMETRİYAL KARSİNOMA
İnsidans ve Epidemiyoloji
Amerikan Kanser Cemiyeti 2007 yılında yaklaşık 39.079 yeni epitelyal endometrium kanseri vakası olduğunu ve bunun tüm kadın kanserlerinin %7’sini oluşturduğunu bildirmiştir. Endometrium kanseri kadınlarda kanser ölümleri nedenleri arasında yedinci sırada yer alır ve her yıl yaklaşık 7.000–7.500 kadın bu nedenle yaşamını yitirmektedir. Aynı zamanda kadınlarda en sık görülen dördüncü ve en sık görülen jinekolojik kanser tipidir.
Endometrium kanserinin genellikle postmenopozal dönemde görüldüğü düşünülse de olguların yaklaşık dörtte biri premenopozaldir ve yaklaşık %5’i 40 yaş altındadır. Genel prognoz çoğu olguda iyidir; toplam sağkalım tüm olgular dikkate alındığında %75 civarındadır.
1980’lerden önce standart yaklaşım preoperatif radyoterapi sonrası histerektomi iken günümüzde çoğu hastada cerrahi evreleme yapılmakta, postoperatif yönetim cerrahi evreleme sırasında saptanan risk faktörlerine göre düzenlenmektedir. FIGO düzenlemesiyle endometriyal karsinomlarda cerrahi evreleme yaklaşımı standardize edilmiştir.
Endometriyal kanser mortalitesindeki artışın kesin nedeni net değildir. Bazı görüşler östrojen replasman tedavisi kullanımına işaret etse de, insidans artışı; yaşlanan popülasyon, predispozan faktörlerin (ör. obesite) artışı ve tanı yöntemlerindeki gelişmelerle de ilişkilendirilebilir.
Tip I – Tip II Yaklaşımı
Bohkman iki tip endometriyal kanser olabileceğini öne sürmüştür: Tip I östrojen bağımlı olup hiperplaziden başlayarak adım adım kansere ilerleyebilir; genellikle daha genç ve karşılanmamış östrojene maruz kalan perimenopozal hastalarda görülür ve prognozu daha iyidir. Tip II ise östrojen stimülasyonu belirgin olmayan yaşlı hastalarda görülür; hiperplazi ile ilişkili değildir, daha az diferansiye histolojilerle seyredebilir ve prognozu daha kötüdür.
Risk Faktörleri
En önemli risk faktörü uzun dönem ekzojen veya endojen östrojen maruziyetidir. Obesite, nulliparite, geç menapoz gibi faktörler karşılanmamış endojen östrojen düzeyleriyle ilişkilidir. Ayrıca pelvik radyasyon öyküsü, meme/over kanseri öyküsü ve tamoksifen kullanımı da risk faktörleri arasında yer alır.
Oral kontraseptiflerin endometrium kanserine karşı koruyucu olduğu, birden fazla toplum tabanlı çalışmada gösterilmiştir. Sigara kullanımıyla risk azalması yönünde veriler olsa da, sigaranın diğer ciddi sağlık riskleri nedeniyle bu “olası fayda” klinik olarak öneri konusu değildir.
Uterin Kanser ve Uterin Sarkomlar
Uterus ve endometrium vücuttaki benzeri olmayan organlardır. Pluripotent hücreler olması nedeniyle hemen hemen bütün doku tipleri bu organlarda gelişebilir. Bu bölümde uterusun premalign ve malign hastalıklarından; endometrial hiperplazi ve uterusun kesinlikle malign olan iki geniş grubu: (a) epitelyal kanserler ve (b) mezenşimal tümörler ele alınmaktadır.
Her iki malign oluşumu uterusun gövdesi ve/veya endometrium içinde görmek mümkündür. Bu başlık altında bu kanserlerin epidemiyolojisi, evrelemesi ve tedavisinin genel hatları özetlenir.
- Epitelyal kanserler: primer olarak endometrioid, berrak hücreli ve papiller seröz tipler
- Mezenşimal tümörler: (a) mikst müllerian tümörler, (b) stromal tümörler, (c) leiomyosarkomlar
Endometriyal Hiperplaziler
Sınıflandırma
Endometriyal hiperplazi, endometriyal hücrelerdeki artışla kendini gösteren anormal bir durumdur ve geniş bir tanı yelpazesini kapsar. Bazı tipleri tamamen benign iken bazı tipleri malign potansiyele sahiptir. Yıllar içinde çok sayıda sınıflandırma kullanılmış olması, “endometriyal hiperplazi” teriminin anlamında karışıklığa yol açmıştır.
Uzun süre endometrial hiperplazinin, normal proliferatif endometrium ile adenokarsinoma in situ arasında yer alan bir histopatolojik tanımlama olduğu kabul edilmiştir. Sonraki yıllarda tanı kriterleri ve prognozu belirlemeye yönelik farklı şemalar geliştirilmiştir.
Klinik Tablo ve Tanı
Endometriyal hiperplazi genellikle kanama ile kendini gösterir. Bu nedenle bu şikayetle başvuran hastada endometriyal biyopsi değerlendirmede önemli yer tutar. Premenopozal dönemde obezite ve anovulasyon, karşılanmamış endojen östrojen maruziyetinin sık nedenleridir.
- Postmenopozal tüm vajinal kanamalar araştırılmalıdır.
- Premenopozal dönemde düzensiz/irregüler kanamalarda endometriyal örnekleme düşünülmelidir.
- Pap smear tarama amacıyla güvenilir değildir; ancak bazı olgularda endometriyal anomaliyi işaret edebilir.
- Endometriyal biyopsi, rutin D&C kadar duyarlı olabilir; D&C seçilmiş durumlarda planlanır.
Yönetim
Tedavi; histolojik kriterler, predispozan faktörler, yaş ve fertilite isteğine göre kişiselleştirilmelidir. Atipisiz olgularda progestin tedavisine yanıt genellikle yüksektir; atipili olgularda ise eş zamanlı kanser riski ve ilerleme potansiyeli daha yüksektir.
Endometriyal Karsinoma
İnsidans ve Epidemiyoloji
Endometrium kanseri, kadınlarda sık görülen kanserler arasında yer alır ve jinekolojik kanserler içinde önemli bir paya sahiptir. Olguların bir kısmı premenopozal dönemde görülebilse de sıklıkla postmenopozal yaş grubunda karşımıza çıkar.
Günümüzde yaklaşım; hastaların cerrahi olarak evrelendirilmesi ve postoperatif yönetimin, cerrahi evreleme sırasında saptanan risk faktörlerine göre düzenlenmesi şeklindedir.
Tip I ve Tip II Yaklaşımı
- Tip I: Östrojen bağımlı; hiperplaziden başlayıp adım adım kansere ilerleyebilir, genelde daha iyi prognoz
- Tip II: Östrojen stimülasyonu ile ilişkisi belirgin olmayan, daha yaşlı grupta; daha agresif seyir gösterebilir
Risk Faktörleri
En önemli risk faktörlerinden biri uzun dönem ekzojen veya endojen östrojen maruziyetidir. Obezite, nulliparite, geç menopoz gibi faktörler karşılanmamış endojen östrojen düzeyleri ile ilişkili olabilir.
Tamoksifen ve Endometrium
Tamoksifen; selektif östrojen reseptör modülatörüdür ve endometriumda östrojene benzer etkiler gösterebilir. Bu nedenle tamoksifen kullanan hastalarda endometriyal patolojiler yönünden dikkatli klinik değerlendirme önemlidir.
Genetik
Kanser, insan genomunda mutasyonların birikimi sonucu oluşur. Bu mutasyonlar kazanılmış veya kalıtsal olabilir. Genetik araştırmalar ve DNA düzeyinde daha hassas analizlerle kanser gelişimi daha iyi anlaşılabilmektedir.
Lynch Sendromu (HNPCC)
Endometrium kanseri, jinekolojik kanserler arasında kalıtımsallık yönü en belirgin olanlardan biridir. Kalıtsal özellik, en açık şekilde HNPCC (Lynch sendromu) bağlamında karşımıza çıkar.
Mismatch repair genleri; DNA replikasyonu sırasında uygunsuz eşleşmeleri tanır, çıkarır ve onarır. İnsanlarda bu genler arasında MLH1, MSH2, MSH6, PMS1 ve PMS2 sayılabilir. Bu genlerdeki mutasyonlar, hücresel kontrol mekanizmalarında hata birikimini artırarak kanser gelişimi ile sonuçlanabilir.
- Tanı; aile öyküsü + klinik kriterler (Amsterdam/Bethesda) ve uygun genetik değerlendirme ile ele alınır.
- Endometrium kanseri tanısı alan hastalarda ayrıntılı aile öyküsü önemlidir.
- Uygun olgularda genetik danışmanlık ve test seçenekleri değerlendirilebilir.
Tanı
Asemptomatik veya yüksek riskli hastalarda genel popülasyona uygulanabilecek standart bir rutin tarama yöntemi kabul edilmiş değildir. Endometrium kanserinin en sık semptomu anormal uterin kanamadır.
- Postmenopozal kanama: gecikmeden araştırılmalıdır.
- Perimenopozal dönemde: kanama miktarı artışı, siklus aralarının kısalması, intermenstrual kanama gibi durumlar ayrıntılı değerlendirilmelidir.
- Uygun koşullarda ofis endometriyal biyopsi yüksek doğrulukla kullanılabilir.
- Şüpheli durumlarda fraksiyonel D&C veya histeroskopi gündeme gelebilir.
Transvajinal Ultrasonografi
Transvajinal ultrasonografide endometriyal çift duvar kalınlığı bazı olgularda yol gösterici olabilir. Ancak endikasyon varsa, ultrasonografi endometriyal biyopsinin yerini alamaz.
Preoperatif Değerlendirme
Endometriyal adenokarsinoma tanısı konduğunda; ayrıntılı fizik muayene, gerekli laboratuvar/radyolojik değerlendirmeler, şüpheli lezyonların biyopsisi ve klinik risklere göre ek incelemeler planlanabilir.
Prognostik Faktörler
Prognostik değerlendirmede; preoperatif bulgular, cerrahi evreleme sırasında saptanan veriler ve nihai patoloji birlikte ele alınır. Bu bütüncül yaklaşım, postoperatif tedavi planının kişiselleştirilmesi açısından önemlidir.
- Tümör histolojik derecesi (grade)
- Myometriyal invazyon derinliği
- Lenf nodu tutulumu
- Ekstrauterin yayılım bulguları
Evreleme ve Cerrahi Yaklaşım
Endometrium kanseri günümüzde klinik şema yerine cerrahi olarak evrelendirilir. Cerrahi evreleme ile hastalığın yaygınlığı daha doğru saptanır ve adjuvan tedavi kararı risk faktörlerine göre şekillenir.
Önerilen Temel Cerrahi
- Ekstrafasyal histerektomi
- Bilateral salfingo-ooferektomi
- Peritoneal sitoloji (asit/yıkama)
- Seçili olgularda pelvik ve paraaortik lenf nodu diseksiyonu
Tümör Grade
Tümör derecesi, tümör davranışının önemli bir göstergesidir. Derece arttıkça derin myometriyal invazyon, lenf nodu metastazı ve uzak metastaz riski artabilir.
Myometriyal İnvazyon Derinliği
Myometriyal invazyon derinliği; ekstrauterin hastalık ve rekürrens riski ile yakından ilişkilidir. İnvazyon derinliği arttıkça, lenfatik yayılım olasılığının artabileceği kabul edilir.
Lenf Nodu Metastazı
Klinik evre I endometrium kanserinde lenf nodu metastazı, rekürrens riskini anlamlı artıran bağımsız prognostik faktörlerdendir. Lenf nodu tutulumu; evre, grade, invazyon derinliği ve uterustaki yerleşim ile ilişkili olabilir.
Jinekolojik Onkoloji • Bilgilendirici İçerik
Uterin Kanser ve Uterin Sarkomlar
Endometriyal hiperplazilerden endometriyal karsinomaya, genetik risklerden evreleme ve tedavi yaklaşımlarına kadar uterus kaynaklı malignitelerin kapsamlı özeti.
Genel Bakış
Uterus ve endometrium, pluripotent hücre içeriği nedeniyle vücutta benzeri olmayan organlardır ve bu nedenle hemen hemen bütün doku tipleri bu organlarda gelişebilir. Bu kapsamda uterusun premalign ve malign hastalıkları geniş bir yelpazede değerlendirilir.
Endometriyal Hiperplaziler
Endometriyal hiperplazi; endometriyal hücrelerde artışla seyreden ve geniş bir tanı spektrumunu kapsayan anormal bir durumdur. Bazı tipler tamamen benign seyrederken, bazı tiplerde maligniteye ilerleme riski bulunur.
Sınıflandırma
Yıllar içinde farklı sınıflandırmalar geliştirilmiştir. ISGP yaklaşımında hem glandüler yoğunluk (bez/stroma oranı) hem de sitolojik özellikler (özellikle hücresel atipi) temel alınır.
- Basit hiperplazi: Kalınlık artışı, bez/stroma oranında artış, kistik genişleme ve düzensizlik.
- Kompleks hiperplazi: Bezlerde belirgin artış, stroma oranında azalma, katlanma/tomurcuklanma.
- Atipik hiperplazi: Yapısal değişikliklere ek olarak polarite kaybı, N/S oran artışı, nükleol belirginliği vb.
Klinik Tablo ve Tanı
Endometriyal hiperplazi çoğunlukla anormal uterin kanama ile kendini gösterir. Bu şikayetle başvuran hastada endometriyal örnekleme (ofis endometriyal biyopsi) temel tanı aracıdır.
- Önemli riskler: Obesite, kronik anovulasyon/PCOS, karşılanmamış östrojen maruziyeti.
- Postmenopozal kanama: Gecikmeden araştırılmalıdır.
- Pap smear: Tarama amacıyla güvenilir değildir; AGUS varlığında ileri değerlendirme gerekir.
Yönetim
Tedavi; histoloji, predispozan faktörler, yaş ve doğurganlık isteğine göre kişiselleştirilir. Atipisiz olgularda progestin tedavisiyle yüksek oranda gerileme görülebilir.
- Atipisiz hiperplazi: Progestinlerle (MPA/megestrol) yüksek oranda regresyon.
- Atipili hiperplazi: Eş zamanlı kanser riski (yaklaşık %40) nedeniyle cerrahi yaklaşım öne çıkar.
- Çocuk isteği: Seçilmiş olgularda medikal tedavi + yakın takip düşünülebilir.
Endometriyal Karsinoma
Endometriyum kanseri kadınlarda sık görülen jinekolojik kanserlerdendir. Olguların önemli bir kısmı postmenopozal dönemde görülse de premenopozal olgular da mevcuttur.
İnsidans ve Epidemiyoloji
Endometriyum kanserinin insidansı; yaşlanan popülasyon, obesite gibi predispozan faktörlerde artış ve tanı yöntemlerinin gelişimi ile ilişkilendirilebilir. En önemli risk faktörü uzun süreli karşılanmamış östrojen maruziyetidir.
- Tip I: Östrojen bağımlı, hiperplaziden gelişebilir, genelde daha iyi prognoz.
- Tip II: Östrojen bağımsız, daha az diferansiye/nadir tipler, genelde daha kötü prognoz.
- Koruyucu faktör: Oral kontraseptif kullanımının riski azalttığı bilinmektedir.
Genetik (HNPCC / Lynch Sendromu)
Kanser, genomda mutasyonların birikimi sonucu gelişir. Endometriyum kanseri jinekolojik kanserler içinde kalıtsallık yönü belirgin olan gruptadır. En tipik örnek HNPCC (Lynch sendromu) ile ilişkidir.
- Temel mekanizma: DNA mismatch repair genlerinde (MLH1, MSH2, MSH6, PMS1, PMS2) mutasyon.
- Kalıtım: Otozomal dominant; belirli mutasyonlarda yaşam boyu kanser riski yükselebilir.
- Klinik yaklaşım: Kanser tanısı alan hastalarda ayrıntılı aile öyküsü ve uygun olguda genetik danışmanlık.
Tanı Yaklaşımı
Endometriyum kanserinin en sık semptomu anormal uterin kanamadır. Postmenopozal kanamalar mutlaka araştırılmalı, perimenopozal dönemdeki şüpheli düzensiz kanamalar da gecikmeden değerlendirilmelidir.
- İlk basamak: Ofis endometriyal biyopsi (çoğu durumda yüksek doğruluk).
- İnatçı/tekrarlayan kanama: Fraksiyonel D&C ± histeroskopi düşünülebilir.
- TVUS: Postmenopozal kanamada endometrium kalınlığı değerlendirmesi yardımcı olabilir; biyopsinin yerini tutmaz.
Prognostik Faktörler
Postoperatif tedavi planı; cerrahi evreleme ve nihai patolojiye göre, prognostik faktörler birleştirilerek kişiselleştirilir.
- Tümör derecesi (grade)
- Myometriyal invazyon derinliği
- Lenf nodu metastazı
- Histolojik alt tip (papiller seröz/berrak hücreli daha agresif seyredebilir)
- Yaş, peritoniyal sitoloji, ırk gibi ek değişkenler
Evreleme ve Cerrahi
Güncel yaklaşımda endometriyum kanseri klinik değil, cerrahi olarak evrelenir. Temel cerrahi; histerektomi + bilateral salpingo-ooferektomi olup, uygun hastalarda pelvik/paraaortik değerlendirme ve peritoniyal sitoloji eklenebilir.
Yönetim ve Adjuvan Tedavi
Cerrahi sonrası risk grupları belirlenir ve radyoterapi/kemoterapi/hormon tedavisi seçenekleri hastaya göre planlanır. Lokal ileri hastalıkta kemoterapi ve radyoterapinin kombinasyonları yaygın olarak kullanılabilir.
- Düşük risk: Seçilmiş hastalarda yalnız cerrahi yeterli olabilir.
- Yüksek risk: Lokal kontrol ve uzak yayılım riskine göre adjuvan RT/KT seçenekleri gündeme gelir.
- Rekürren hastalık: Platin-taksan temelli rejimler veya hormon tedavisi (reseptör durumuna göre) değerlendirilebilir.
Tedavi Sonrası İzlem
Rekürrenslerin önemli kısmı ilk 3 yılda görülebilir. Bu nedenle ilk yıllarda daha sık, sonrasında daha aralıklı kontrol planları uygulanır. Takipte fizik muayene temel unsurdur; ek testler semptoma ve risk profiline göre planlanır.
Uterin Sarkomlar
Uterin sarkomlar nadirdir (tüm uterin kanserlerin küçük bir kısmı) ancak genel olarak daha agresif seyredebilir. Köken aldıkları dokuya göre farklı alt tipler bulunur.
- Leiomyosarkom
- Endometriyal stromal sarkom
- Karsinosarkom (MMMT)
- Mikst mezodermal (heterolog) tümörler
Leiomyosarkom
Leiomyosarkom düz kas kökenli malign mezenşimal bir tümördür. Tanıda mitotik aktivite önemli bir belirteç olarak değerlendirilir. Uzak metastaz eğilimi hem lenfatik hem hematojen yayılıma işaret edebilir.
Sonuç
Uterus kaynaklı premalign ve malign tablolar; hiperplaziden karsinomaya, genetik risklerden evreleme ve adjuvan tedaviye kadar çok boyutlu değerlendirilmelidir. Doğru tanı, uygun cerrahi evreleme ve kişiselleştirilmiş tedavi planı prognozu belirleyen temel unsurlardır.
Uterin Kanser ve Uterin Sarkomlar
Uterus ve endometrium, pluripotent hücre yapısı nedeniyle çok farklı doku tiplerinden tümör geliştirebilen, vücutta benzeri olmayan organlardır. Bu nedenle hem premalign tablolar hem de malign tümörler farklı alt tiplerde karşımıza çıkabilir.
- Epitelyal kanserler: Endometrioid, berrak hücreli, papiller seröz (ve diğerleri)
- Mezenşimal tümörler (sarkomlar): Mikst müllerian tümörler, stromal tümörler, leiomyosarkom
Endometriyal Hiperplaziler
Endometriyal hiperplazi, endometriyal hücrelerde artışla seyreden anormal bir durumdur ve geniş bir tanı yelpazesini kapsar. Bazı tipler tamamen benign iken bazıları malign potansiyele sahiptir. Uzun yıllar farklı sınıflandırmalar kullanıldığı için terminolojide karışıklık oluşmuştur.
Sınıflandırma
ISGP sınıflandırmasında değerlendirme; glandüler yoğunluk ve özellikle sitolojik atipi üzerinden yapılır.
- Basit hiperplazi: Endometriumda anormal kalınlık artışı, bez/stroma oranında artış, kistik genişleme ve düzensizlik.
- Kompleks hiperplazi: Bezlerde belirgin artış, stroma oranında azalma, katlanma/tomurcuklanmanın daha belirgin olması.
- Atipik hiperplazi: Yapısal değişikliklere ek olarak polarite kaybı, nükleer genişleme, N/S oranında artış, nükleol belirginliği, kromatin düzensizliği.
- Kistik hiperplazi: İnaktif endometriumdan kaynaklanan, premalign olmayan selim durum.
Kansere İlerleme Riski
Kurman ve arkadaşlarının verilerine göre; tedavi edilmemiş olgularda önemli bir kısmı spontan regrese olurken, bazı alt tiplerde kansere ilerleme riski belirgin artar.
| Hiperplazi Tipi | Kanser Riski (yaklaşık) |
|---|---|
| Atipisiz basit hiperplazi | %1 |
| Atipisiz kompleks hiperplazi | %3 |
| Basit atipili hiperplazi | %8 |
| Kompleks atipili (adenomatöz) hiperplazi | %29 |
Klinik Tablo ve Tanı
Endometriyal hiperplazi en sık anormal uterin kanama ile ortaya çıkar. Bu şikayetle başvuran hastada endometriyal örnekleme (biyopsi) temel yaklaşımdır.
- Premenopozal: Obezite ve anovulasyon (ör. PCOS) karşılanmamış endojen östrojen maruziyeti için sık nedenlerdir.
- Postmenopozal: Tüm vajinal kanamalar araştırılmalıdır.
- Pap smear: Tarama amacıyla güvenilir değildir; ancak AGUS saptanırsa (özellikle ≥35 yaş) endometriyal biyopsi düşünülmelidir.
Yönetim
Tedavi; histoloji, risk faktörleri, yaş ve doğurganlık isteğine göre kişiselleştirilmelidir. Alt tiplere göre progestin yanıtı değişir.
- Atipisiz olgular: Progestinlerle yüksek oranda regresyon (%75–%90) görülebilir; 3 ay sonra yeniden örnekleme önerilir.
- Atipili olgular: Eş zamanlı kanser riski ve ilerleme potansiyeli nedeniyle çoğunlukla cerrahi tedavi (histerektomi + BSO) tercih edilir.
- Postmenopozal: Cerrahiye uygunsa histerektomiye yönlendirme; medikal tedavide yakın izlem ve gerekirse D&C/histerektomi.
Endometriyal Karsinoma
Endometriyum kanseri kadınlarda sık görülen jinekolojik kanserlerdendir ve çoğu kez postmenopozal dönemde görülse de vakaların kayda değer bir kısmı premenopozal dönemde ortaya çıkabilir. Güncel yaklaşımda hastalık cerrahi olarak evrelendirilir.
İnsidans ve Epidemiyoloji
- Tanı yaşı sıklıkla 50–65 yaş arasıdır; daha genç yaşlarda da görülebilir.
- Genel prognoz görece iyidir; evre ve derece ile belirgin değişkenlik gösterir.
- Artışta; yaşlanan popülasyon, obesite gibi predispozan faktörler ve tanı yöntemlerindeki gelişim rol oynayabilir.
Tip I (östrojen bağımlı) hiperplaziden gelişmeye eğilimli, daha iyi prognozlu.
Tip II (östrojen bağımsız) daha agresif histolojilerle ilişkili, daha kötü prognozlu.
Risk Faktörleri
| Endometriyum Kanseri İnsidansını Artıran Risk Faktörleri |
|---|
| Obesite |
| Hipertansiyon |
| 55 yaş üzerinde menapoz |
| Polikistik over sendromu / kronik anovulasyon |
| Postmenopozal karşılanmamış östrojen maruziyeti |
| Östrojen salgılayan tümör |
| Pelvik radyasyon öyküsü |
| Meme/over kanseri öyküsü |
| Tamoksifen kullanımı |
| Pozitif aile hikayesi / Lynch (HNPCC) |
Genetik (HNPCC / Lynch)
Endometriyum kanseri, jinekolojik kanserler içinde kalıtsallıkla en çok ilişkilendirilen kanserlerdendir. Lynch sendromunda (HNPCC) mismatch repair gen mutasyonları (MLH1, MSH2, MSH6, PMS1, PMS2) önemlidir.
Amsterdam Kriterleri (Özet)
- ≥3 akrabada histolojik kanıtlı kolorektal veya HNPCC-ilişkili kanser
- En az 2 jenerasyon etkilenmiş olmalı
- En az 1 kanser 50 yaşından önce
Bethesda Kriterleri (Özet)
- Amsterdam kriterleri olan aile bireyleri
- HNPCC-ilişkili senkron/metakron kolorektal veya ekstrakolonik kanser
- Erken yaş tanı (ör. <45) veya erken adenoma öyküsü
Tanı
Endometriyum kanserinin en sık semptomu anormal uterin kanamadır. Postmenopozal kanamalar gecikmeden araştırılmalıdır.
- Temel test: Ofis endometriyal biyopsi (mümkünse)
- Gerektiğinde: ECC (servikal patoloji şüphesi), fraksiyone D&C, histeroskopi (polip/submuköz miyom şüphesi)
- TVUS: Endometriyal kalınlık değerlendirmesi yardımcı olabilir; ancak biyopsinin yerini alamaz.
- İleri değerlendirme: Muayene + gerektiğinde BT/MR; Ca-125 bazı hastalarda ekstrauterin hastalığı öngörebilir.
FIGO Evreleme (Korpus Uteri)
| Evre | Tanım |
|---|---|
| IA | Tümör endometriyuma sınırlı |
| IB | Myometriyuma yarıdan daha az invazyon |
| IC | Myometriyuma yarıdan fazla invazyon |
| IIA | Yalnız endoservikal glandüler tutulum |
| IIB | Servikal stromal invazyon |
| IIIA | Seroza/adneks invazyon veya pozitif peritoniyal sitoloji |
| IIIB | Vajinal metastaz |
| IIIC | Pelvik ve/veya paraaortik lenf nodu metastazı |
| IVA | Mesane veya barsak mukozasına invazyon |
| IVB | Uzak metastaz (inguinal nodlar dahil) |
G1: ≤%5 solid büyüme | G2: %6–%50 | G3: >%50 (nonskuamöz/nonmorular solid patern)
Prognostik Faktörler
| Başlıca Prognostik Faktörler |
|---|
| Hastalığın evresi |
| Histolojik diferansiasyon (grade) |
| Histolojik tip |
| Myometriyal invazyon derinliği |
| Lenf nodu metastazı |
| Diğer ekstrauterin metastaz |
Yönetim (Tedavi)
Primer tedavi; uterus, serviks ve adnekslerin çıkarıldığı cerrahi yaklaşımı (TAH + BSO) içerir. Uygun hastalarda peritoniyal sitoloji ve selektif pelvik/paraaortik lenf nodu disseksiyonu ile cerrahi evreleme yapılır.
| Risk Grubu | Pozitif Pelvik Nod (%) | Önerilen Cerrahi |
|---|---|---|
| Düşük risk (≈%30) – Evre IA/IB, Derece 1 | 3 | TAH + BSO, peritoniyal sitoloji |
| Orta risk (≈%50) – Evre IB, Derece 2–3 | 9 | TAH + BSO, LND, peritoniyal sitoloji |
| Yüksek risk (≈%20) – Evre IC, Derece 1–3 | 18 | TAH + BSO, LND, peritoniyal sitoloji |
Tedavi Sonrası İzlem
- Rekürrenslerin önemli kısmı ilk 3 yıl içinde görülür.
- Geleneksel yaklaşım: ilk 2–3 yıl 3–4 ayda bir; sonra 6 ayda bir takip (muayene + gerektiğinde vajinal sitoloji).
- Ek testler (ör. Ca-125, görüntüleme) çoğunlukla semptom ve risk temelli planlanır.
Uterin Sarkomlar
Uterus sarkomları nadir görülse de prognozu daha kötü olabilen, yayılım paterni ve biyolojisi endometrial adenokarsinomdan farklı tümörlerdir. Genel olarak uterin kanserlerin küçük bir bölümünü oluştururlar.
Leiomyosarkom
Düz kas kökenli malign mezenşimal tümördür. Tanıda en önemli histolojik kriterlerden biri mitotik aktivitedir.
- <5 mitoz / 10 BBA: benign lehine
- ≥10 mitoz / 10 BBA: malign lehine
- 5–10 mitoz / 10 BBA: şüpheli malign potansiyel
Endometriyal Stromal Sarkom
Stromal tümörler; benign stromal nodül, düşük dereceli stromal sarkom (endolenfatik stromal miyozis) ve daha agresif endometriyal stromal sarkom olarak ele alınabilir.
Mikst Müllerian Tümör (Karsinosarkom / MMMT)
Agresif seyirli olabilir; tanı anında uterus dışı hastalık oranı yüksektir. Hem karsinomatöz hem sarkomatöz elemanlar içerir. Ekstrauterin yayılım ve myometriyal invazyon derinliği prognostik açıdan önemlidir.
Sarkomlarda Tedavi (Genel)
Çoğu uterin sarkom için temel yaklaşım TAH + BSO’dur. Radyoterapi lokal kontrol sağlayabilir; ancak toplam sağkalım üzerine etkisi sınırlı olabilir. Rekürrenslerde kemoterapi seçenekleri kullanılabilir.
| Uterin Sarkomlarda Cevap Veren Ajanlar (Cevap Oranına Göre Sıralama) |
|---|
| Sisplatin + doksorubisin + paklitaksel |
| Sisplatin + paklitaksel |
| Sisplatin + doksorubisin |
| Dositaksel + gemsitabin |
| Doksorubisin |
| Ifosfamid |
| Sisplatin |
| Etoposid |
| Mitoksantron |
| Paklitaksel |
Özet Noktalar
- Uterin kanserler farklı histolojik tiplere sahiptir ve metastatik potansiyel/prognoz geniş bir yelpazede değişir.
- Endometriyal hiperplazi, endometrioid adenokarsinomun prekürsör lezyonudur; atipili kompleks hiperplazide kanser riski belirgindir.
- Endometriyum kanseri cerrahi evreleme ile yönetilir; adjuvan tedavi risk faktörlerine göre planlanır.
- Endometriyum kanseri Lynch/HNPCC ile ilişkili olabilir; uygun olgularda genetik değerlendirme önemlidir.
- Uterin sarkomlar daha agresif seyir gösterebilir; cerrahi temel, radyoterapi daha çok lokal kontrol amaçlıdır.
FIGO Evrelemesi – Korpus Uteri Kanseri
| Evre | Tanım |
|---|---|
| Evre IA (G1–G3) | Tümör endometriyuma sınırlı |
| Evre IB (G1–G3) | Myometriyuma yarıdan daha az invazyon |
| Evre IC (G1–G3) | Myometriyuma yarıdan fazla invazyon |
| Evre IIA (G1–G3) | Yalnız endoservikal glandüler tutulum |
| Evre IIB (G1–G3) | Servikal stromal invazyon |
| Evre IIIA (G1–G3) | Seroza/adneks invazyonu veya pozitif peritoniyal sitoloji |
| Evre IIIB (G1–G3) | Vajinal metastaz |
| Evre IIIC (G1–G3) | Pelvik ve/veya paraaortik lenf nodu metastazı |
| Evre IVA | Mesane veya barsak mukozasına invazyon |
| Evre IVB | Uzak metastaz (intraabdominal veya inguinal lenf nodları dahil) |
Histopatoloji – Diferansiyasyon Derecesi (Grade)
- G1: ≤ %5 nonskuamöz / nonmorular solid büyüme paterni
- G2: %6–%50 nonskuamöz / nonmorular solid büyüme paterni
- G3: >%50 nonskuamöz / nonmorular solid büyüme paterni
- Belirgin nükleer atipi, tümör derecesini 1 basamak artırır.
- Seröz ve berrak hücreli karsinomlarda nükleer derece ön plandadır.
- Skuamöz diferansiasyonlu adenokarsinomlarda derecelendirme glandüler bileşene göre yapılır.
Endometriyum Kanseri Risk Faktörleri
- Obesite
- Diabet (bağımsız risk faktörü değildir)
- Hipertansiyon
- 55 yaş üzeri menopoz
- Yüksek sosyoekonomik statü
- Pozitif aile öyküsü / Lynch sendromu (HNPCC)
- Polikistik over sendromu
- Karşılanmamış östrojen maruziyeti
- Östrojen salgılayan tümör
- Kentsel yaşam
- Pelvik radyasyon
- Başka adenokarsinom öyküsü
- Tamoksifen kullanımı
Amsterdam Kriterleri
- En az 3 akrabada histolojik olarak kanıtlanmış kolorektal veya HNPCC ilişkili kanser
- En az 2 jenerasyon etkilenmiş olmalı
- En az 1 kanser 50 yaşından önce görülmeli
Bethesda Kriterleri
- Amsterdam kriterleri olan aile bireyleri
- Senkron/metakron HNPCC ilişkili kanser varlığı
- 45 yaşından önce kolorektal veya endometriyum kanseri
- Erken yaşta adenoma veya indiferansiye sağ kolon kanseri
- Taşlı-yüzük hücreli tip kolorektal kanser
HNPCC – Yaşa Göre Kümülatif Kanser Riski
| Yaş | Kolorektal | Endometriyal | Gastrik | Biliyer | Üriner | Over |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 40 | 24.3 | 3.7 | 1.3 | 0.3 | 0.3 | 1.8 |
| 50 | 46.4 | 17.1 | 2.9 | 1.5 | 0.8 | 7.0 |
| 60 | 59.1 | 35.9 | 8.8 | 5.6 | 2.7 | 9.0 |
| 70 | 67.7 | 39.0 | 14.7 | 6.8 | 4.6 | 9.0 |
Prognostik Faktörler
- Hastalığın evresi
- Histolojik diferansiasyon
- Histolojik tip
- Myometriyal invazyon derinliği
- Lenf nodu metastazı
- Ekstrauterin metastaz
Evreye Göre 5 Yıllık Sağkalım
| Evre | 5 Yıllık Sağkalım (%) |
|---|---|
| IA | 91 |
| IB | 88 |
| IC | 81 |
| IIA | 77 |
| IIB | 67 |
| IIIA | 69 |
| IIIB | 41 |
| IIIC | 32 |
| IVA | 20 |
| IVB | 5 |
Uterin Sarkomlarda En Etkili Kemoterapötik Ajanlar
- Sisplatin + doksorubisin + paklitaksel
- Sisplatin + paklitaksel
- Sisplatin + doksorubisin
- Dositaksel + gemsitabin
- Doksorubisin
- Ifosfamid
- Sisplatin
- Etoposid
- Mitoksantron
- Paklitaksel